	<?xml version="1.0"?>
<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xml:lang="tr">
	<id>https://tiplopedi.com/index.php?action=history&amp;feed=atom&amp;title=Akut_ve_subakut_intraserebral_kanamada_tedavi</id>
	<title>Akut ve subakut intraserebral kanamada tedavi - Revizyon geçmişi</title>
	<link rel="self" type="application/atom+xml" href="https://tiplopedi.com/index.php?action=history&amp;feed=atom&amp;title=Akut_ve_subakut_intraserebral_kanamada_tedavi"/>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="https://tiplopedi.com/index.php?title=Akut_ve_subakut_intraserebral_kanamada_tedavi&amp;action=history"/>
	<updated>2026-04-04T01:47:42Z</updated>
	<subtitle>Viki üzerindeki bu sayfanın değişiklik geçmişi.</subtitle>
	<generator>MediaWiki 1.38.2</generator>
	<entry>
		<id>https://tiplopedi.com/index.php?title=Akut_ve_subakut_intraserebral_kanamada_tedavi&amp;diff=393&amp;oldid=prev</id>
		<title>Drhasan: 1 revizyon içe aktarıldı</title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="https://tiplopedi.com/index.php?title=Akut_ve_subakut_intraserebral_kanamada_tedavi&amp;diff=393&amp;oldid=prev"/>
		<updated>2018-09-13T20:08:51Z</updated>

		<summary type="html">&lt;p&gt;1 revizyon içe aktarıldı&lt;/p&gt;
&lt;table style=&quot;background-color: #fff; color: #202122;&quot; data-mw=&quot;interface&quot;&gt;
				&lt;tr class=&quot;diff-title&quot; lang=&quot;tr&quot;&gt;
				&lt;td colspan=&quot;1&quot; style=&quot;background-color: #fff; color: #202122; text-align: center;&quot;&gt;← Önceki sürüm&lt;/td&gt;
				&lt;td colspan=&quot;1&quot; style=&quot;background-color: #fff; color: #202122; text-align: center;&quot;&gt;22.08, 13 Eylül 2018 tarihindeki hâli&lt;/td&gt;
				&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td colspan=&quot;2&quot; class=&quot;diff-notice&quot; lang=&quot;tr&quot;&gt;&lt;div class=&quot;mw-diff-empty&quot;&gt;(Fark yok)&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/table&gt;</summary>
		<author><name>Drhasan</name></author>
	</entry>
	<entry>
		<id>https://tiplopedi.com/index.php?title=Akut_ve_subakut_intraserebral_kanamada_tedavi&amp;diff=392&amp;oldid=prev</id>
		<title>tiplopedi&gt;Drhakan 12.02, 31 Aralık 2013 tarihinde</title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="https://tiplopedi.com/index.php?title=Akut_ve_subakut_intraserebral_kanamada_tedavi&amp;diff=392&amp;oldid=prev"/>
		<updated>2013-12-31T12:02:20Z</updated>

		<summary type="html">&lt;p&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;b&gt;Yeni sayfa&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div&gt;== Akut ve subakut intraserebral kanamada tedavi ==&lt;br /&gt;
=== Kafa içi basınç artışı (KİBAS) ve tedavisi ===&lt;br /&gt;
{{_divyasla}}&lt;br /&gt;
İntraserebral Kanamalarda KİBAS kanama ve çevresindeki&lt;br /&gt;
ödemin yer kaplayıcı etkisi ve ventriküler drenajın&lt;br /&gt;
bozulması gibi nedenlerle ortaya çıkar, gerçek sıklığı&lt;br /&gt;
bilinmemektedir. Klinik olarak KİBAS düşündüren İSK&lt;br /&gt;
hastalarında, buna yönelik tedavi yaklaşımları medikal&lt;br /&gt;
ve cerrahi yöntemleri içerir. Kullanılabilecek en basit&lt;br /&gt;
metotlar başın yükseltilmesi ve ağrı kesicilerin kullanımıdır. Daha agresif yöntemler içerisinde son dönemlerde&lt;br /&gt;
kısa etkili olması ve vazokonstriksiyona bağlı iskemi riski&lt;br /&gt;
nedeniyle gözden düşmekte olan hiperventilasyon, çok&lt;br /&gt;
daha yaygın kullanılan hiperozmolar tedavi (mannitol&lt;br /&gt;
veya hipertonik salin) ve daha ağır vakalarda vücut&lt;br /&gt;
ısısını 32-34 C°’a düşüren hipotermik tedavi sayılabilir.&lt;br /&gt;
Özellikle [[ateş]]i yükselen hastalarda yüzeyel soğutma&lt;br /&gt;
metotları kullanarak vücut ısısının 35-36 C° düzeyinde&lt;br /&gt;
tutulması hem görece kolay hem de KİBAS kontrolüne&lt;br /&gt;
katkıda bulunan bir yöntemdir. Yine yoğun bakım koşullarında&lt;br /&gt;
propofol ile [[sedasyon]] veya pentobarbital ile&lt;br /&gt;
“burst suppression” KİBAS için etkin tedavi yöntemleridir.&lt;br /&gt;
Seçilmemiş bir supratentoryel İSK popülasyonunda&lt;br /&gt;
düşük doz mannitolun yararı randomize bir çalışmada&lt;br /&gt;
gösterilememiştir. Mannitolun sadece KİBAS bulunan&lt;br /&gt;
hastalarda kullanılması uygundur. Steroidlerin, iskemik&lt;br /&gt;
ve hemorajik inme hastalarında yararları olmadığı gibi,&lt;br /&gt;
hiperglisemi, enfeksiyon riski ve kas katabolizmasını art-&lt;br /&gt;
tırmak ve trakeostomi ve PEG tüplerinin etrafındaki yara&lt;br /&gt;
iyileşmesini geciktirmek gibi zararlı etkileri vardır ve inmeli&lt;br /&gt;
hastalarda kullanılmamalıdır. Kafa içi basıncın&lt;br /&gt;
ve serebral perfüzyon basıncının invaziv metotlarla takibi&lt;br /&gt;
birçok zaman KİBAS’ın agresif tedavisinde kullanılmakla&lt;br /&gt;
beraber yararı randomize klinik çalışmalarla kanıtlanmış&lt;br /&gt;
değildir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
=== Hipertansiyon tedavisi ===&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Akut İSK’lı hastalarda optimal kan basıncı tedavisi halen&lt;br /&gt;
çok tartışmalıdır. Kan basıncını düşürmenin tekrar kanamayı önleyebileceği, serebral ödemi azaltabileceği ve&lt;br /&gt;
diğer organlara hasar riskini azaltabileceği düşünülmektedir.&lt;br /&gt;
Buna karşın kan basıncını düşürmenin kanama&lt;br /&gt;
çevresinde serebral kan akımını (SKA) azaltarak iskemik&lt;br /&gt;
hasara yol açabileceği öne sürülebilir. İSK hastalarında&lt;br /&gt;
kronik hipertansiyon ve KİBAS’a bağlı olarak serebral&lt;br /&gt;
otoregülasyonun bozulmuş olabileceği ve serebral perfüzyonun&lt;br /&gt;
yeterli kan basıncına bağlı olduğu hatırlanmalıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Halihazırda akut İSK’de kan basıncını düşürmeyle ilgili&lt;br /&gt;
öne sürülen riskler ve yararların geçerliliği konusunda&lt;br /&gt;
bilimsel kanıtlar çok azdır. Varolan çalışmaların çoğu&lt;br /&gt;
retrospektif ve randomize olmayan verilere dayanmaktadır.&lt;br /&gt;
Klinik çalışmalarda hipertansiyonun hematom&lt;br /&gt;
büyümesiyle bağımsız olarak bağlantılı bulunmadığı,&lt;br /&gt;
ilk 24 saatte kan basıncının hızlı düşürülmesinin yüksek&lt;br /&gt;
mortalite ile bağlantılı olabileceği yönünde veriler vardır.&lt;br /&gt;
Buna karşın küçük-orta çaplı hematomların çevresindeki&lt;br /&gt;
kan akımını MRG, pozitron emisyon tomografisi,&lt;br /&gt;
single-photon emisyon tomografisi ve Xenon CT gibi ileri&lt;br /&gt;
araştırma yöntemleriyle belirleyen çalışmalar kanama&lt;br /&gt;
etrafında geniş bir iskemik alan bulunmadığını düşündürmektedir.&lt;br /&gt;
Ortalama kan basıncının Nikardipin ve Labetalol kullanılarak %15 oranında düşürülmesinin&lt;br /&gt;
global veya hematom çevresindeki kan akımında ciddi bir azalmaya yol açmadığı küçük-orta çaplı İSK’si olan&lt;br /&gt;
14 hastada gösterilmiştir.Yakın tarihli prospektif iki&lt;br /&gt;
klinik çalışma İSK hastalarında kan basıncının güvenli&lt;br /&gt;
şekilde düşürülebileceğini ortaya koymuş, bunlardan biri aynı zamanda bu yaklaşımın kanama büyümesini sınırlayabileceği yönünde sonuçlar ortaya çıkarmıştır. Bu yaklaşımların klinik yarar sağlayıp sağlamadığı konusu&lt;br /&gt;
faz 2 ve faz 3 çalışmalarla araştırılmayı beklemektedir.&lt;br /&gt;
Halihazırda, sistolik kan basıncı 200 veya ortalama kan&lt;br /&gt;
basıncı 150’nin üzerinde olanlarda daha agresif antihipertansif&lt;br /&gt;
tedavi, sistolik 180 veya ortalama kan basıncı&lt;br /&gt;
130’un üzerinde olanlarda ise daha konservatif tedavi&lt;br /&gt;
önerilmektedir. Genel olarak 160/90 mmHg düzeyinde&lt;br /&gt;
kan basıncı veya 110 mmHg düzeyinde ortalama kan basıncı&lt;br /&gt;
makul bir hedef oluşturur. KİBAS varlığında arteryel&lt;br /&gt;
kan basıncını düşürme konusunda daha da dikkatli&lt;br /&gt;
olmak ve ortalama olarak serebral perfüzyon basıncının&lt;br /&gt;
60 mmHg ve üzerinde tutulmasını hedeflemek gereklidir.&lt;br /&gt;
İnvaziv intrakranyal basınç takibi böyle durumlarda&lt;br /&gt;
önem taşır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
[[Dosya:Intraserebral kanama.PNG|büyükresim|orta|intraserebral kanama]]&lt;br /&gt;
Geniş bir sol hemisferik kanamayla başvuran bir hastada BT’de İSK parlak, çevresindeki ödem ise&lt;br /&gt;
koyu olarak gözlenmektedir. Resim 1A’da ayni zamanda kanama hacminin ABC/2 formülüyle hesaplanması&lt;br /&gt;
örneklendirilmektedir. Bu hastada kanama, her biri 5 mm’lik toplam 12 BT kesitinde görülmekteydi, yani yükseklik&lt;br /&gt;
12x0,5=6 cm idi. Kanamanın en geniş gözlendiği aksisel kesitteki ölçüler burada gösterilmiştir (88,9 mm x 38,6&lt;br /&gt;
mm). Bunlara göre tüm ölçüleri cm.ye çevirerek yapılan hesapta bu İSK’nin hacmi ABC/2 = 8,9 x 3,9 x 6 / 2 = 104 ml&lt;br /&gt;
olarak hesaplanır. Resim 1B’de ise aynı hastada, BT anjiyografi kaynak kesitlerinde kontrastın damar dışına çıkması&lt;br /&gt;
olarak karakterize edilen, kanama alanı içinde parlak bir nokta veya leke gibi görülen “spot sign” veya “leke bulgusu”&lt;br /&gt;
gösterilmektedir (kalın ok).&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Antihipertansif tedavi seçimi konusunda da yeterli bilimsel&lt;br /&gt;
kanıt bulunmamakla beraber genelde akut dönemde&lt;br /&gt;
hastaneye yatırılan hastanın önceden kullandığı ilaçlar&lt;br /&gt;
kesilir. Kısa etkili, kolayca titre edilebilen intravenöz&lt;br /&gt;
ilaçlar erken dönemde tercih edilir. Bir alfa ve beta&lt;br /&gt;
bloker kombinasyonu olan Labetalol, kısa etkili, akut&lt;br /&gt;
dönemdeki katekolamin artışının sonuçlarını da engelleyen&lt;br /&gt;
ve KİBAS’ta güvenle kullanılabilen bir seçenek&lt;br /&gt;
oluşturmaktadır. Yine KİBAS’ta güvenle kullanılabilen&lt;br /&gt;
iki diğer ilaçtan hidralazin akut dönemde, anjiyotensin&lt;br /&gt;
konversiyon inhibitörleri ise subakut dönemde iyi seçeneklerdir.&lt;br /&gt;
Nikardipin yoğun bakım koşullarında intravenöz&lt;br /&gt;
infüzyon olarak kullanılabilen ve kafa içi basıncı&lt;br /&gt;
etkilemeyen başka bir ilaçtır. Ülkemizde kolaylıkla temin&lt;br /&gt;
edilebilen nitratlar ve nitroprussid türevleri kafa içi&lt;br /&gt;
arterleri ve özellikle venlerinde kuvvetli dilatasyona yol&lt;br /&gt;
açarak kitle lezyonu olan hastalarda KİBAS’ı kötüleştiren&lt;br /&gt;
bir ilaç grubudur, İSK hastalarında mümkün olduğunca&lt;br /&gt;
kullanılmamaları önerilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Profilaktik antikonvülzan kullanımı İSK tedavisinde&lt;br /&gt;
başka bir aktif tartışma konusudur. Supratentoryel İSK&lt;br /&gt;
ile başvurmuş 761 hastalık bir kohortta ilk 30 gündeki&lt;br /&gt;
nöbet sıklığı %8,1 olarak bulunmuş, lober yerleşim ve&lt;br /&gt;
daha küçük hacim bağımsız risk faktörleri olarak tespit&lt;br /&gt;
edilmiştir. Erken dönemde görülen nöbetler tekrar&lt;br /&gt;
kanama gibi nörolojik komplikasyonlarla ve kötü&lt;br /&gt;
prognoz ile bağlantılı bulunmuş, ancak sebep sonuç&lt;br /&gt;
ilişkisi olup olmadığı belirlenememiştir. Subaraknoid&lt;br /&gt;
kanama sonrası difenilhidantoin (DPH) ile tedavi edilen&lt;br /&gt;
hastalarda, tedavi miktarı ve süresinin kötü nörolojik ve&lt;br /&gt;
kognitif prognoz prediktörü olduğu belirlenmiştir, bu&lt;br /&gt;
bağlamda antikonvülzan tedavisinin uzun vadeli sorunlara&lt;br /&gt;
yol açabileceği de unutulmamalıdır. Lober kanamalı&lt;br /&gt;
hastalarda 7-10 günlük kısa profilaktik antikonvülzan&lt;br /&gt;
tedavi uygulanabilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Eğer hasta epileptik nöbet geçirirse, antikonvülzan tedavi&lt;br /&gt;
başlanmalıdır. Yapısal beyin hasarı veya KİBAS’la&lt;br /&gt;
orantısız düzeyde şuur durumu bozukluğu varsa sürekli&lt;br /&gt;
elektroensefalografik (EEG) monitörizasyon kullanılarak&lt;br /&gt;
non-konvülzif status varlığı araştırılmalıdır. DPH, fosfenitoin,&lt;br /&gt;
levetirasetam, valproik asit ve yakın dönemde&lt;br /&gt;
kullanıma girmiş olan lacosamide&lt;br /&gt;
parenteral olarak uygulanabilmektedir,&lt;br /&gt;
ilk 4 ilaç yükleme dozunda verilebilir.&lt;br /&gt;
Status epileptikus tanısı konursa agresif şekilde tedavisi&lt;br /&gt;
gerekmektedir.48 Sürekli EEG kaydıyla takip edilen İSK’li&lt;br /&gt;
hastalarda, %31 oranında nöbet kaydedilmiş ancak bu&lt;br /&gt;
oranın antikonvülzan tedavi altında olan ve olmayanlarda&lt;br /&gt;
anlamlı farklılık göstermediği belirlenmiştir.&lt;br /&gt;
[[Dosya:Intraserebral kanama 2.PNG|çerçeveli|orta|intraserebral kanama]]&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Multipl lober intraserebral kanamalarla başvurmuş 59 yasındaki bir hastada bu kanamaların yerleşimi&lt;br /&gt;
BT (Resim ) ve MRG “Susceptibility Weighted Imaging” (SWI) sekanslarında (Resim  C) gösterilmektedir. Kalın&lt;br /&gt;
oklar makrokanamaları (çap &amp;gt;5 mm), SWI’de (Resim  C) ince oklar ise hepsi kortiko-subkortikal lober alanlarda&lt;br /&gt;
yerleşimli mikrokanamaları (çap 5 mm veya daha küçük) işaretlemektedir. Bu hastada BTA ve diğer gerekli tetkiklerle&lt;br /&gt;
altta yatabilecek başka patolojiler dışlanmış ve Boston kriterlerine göre “probable” (kuvvetle muhtemel) serebral&lt;br /&gt;
amiloid anjiyopati tanısı konmuştur.&lt;br /&gt;
=== Cerrahi yaklaşımlar ===&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İntraserebral kanamaların erken dönemde cerrahi olarak&lt;br /&gt;
temizlenmesinin dokuda meydana gelen distorsiyonun&lt;br /&gt;
düzeltilmesi, KİBAS’ın önlenmesi ve beyin dokusuyla hematomun toksik bileşenleri arasındaki temasın azaltılması&lt;br /&gt;
gibi teorik hedefleri vardır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kanamanın erken boşaltılmasına yönelik 1990’lardaki&lt;br /&gt;
bazı çalışmalar ve bazı stereotaktik aspirasyon çalışmaları&lt;br /&gt;
anlamlı bir klinik fayda göstermemiştir. Yirmi&lt;br /&gt;
mililitreden geniş lober ve derin İSK’lerin şikayetler başladıktan&lt;br /&gt;
sonraki ilk 4 saatte kranyotomi ile boşaltılması&lt;br /&gt;
kanama riskinde artış göstermiş ve bu çalışma erken olarak&lt;br /&gt;
sonlandırılmıştır. İntraserebral Kanamalarda Uluslarası&lt;br /&gt;
Cerrahi Çalışması (STICH) ilk 72 saatte randomize&lt;br /&gt;
edilen hastalarda erken cerrahiyi (n=503) erken dönemde&lt;br /&gt;
konservatif (en iyi tıbbi) tedavi (n=530) ile karsılaştıran&lt;br /&gt;
en geniş araştırmadır. Bu çalışma gerek iyi prognoz&lt;br /&gt;
gerekse ölüm riskinde iki tedavi grubu arasında belirgin&lt;br /&gt;
bir fark göstermemiştir. Üç randomize çalışmaya lober&lt;br /&gt;
kanama ile randomize edilen 293 hastanın meta analizi,&lt;br /&gt;
bu lober kanamalarda erken cerrahinin daha iyi prognozla&lt;br /&gt;
bağlantılı olduğunu göstermiştir. Bu umut verici&lt;br /&gt;
sonuca dayanarak, STICH II çalışması erken cerrahi ve&lt;br /&gt;
medikal tedavilerin yararını karsılaştırmak üzere ilk 48&lt;br /&gt;
saatte başvuran, korteks yüzeyine 1 cm veya daha yakın&lt;br /&gt;
İSK’si olan hastaları randomize etmektedir. Şu an için&lt;br /&gt;
erken cerrahi müdahale açısından kabul edilmiş endikasyonlar&lt;br /&gt;
hayatı tehdit edici lober kanamalar ve en geniş&lt;br /&gt;
çapı 3 mm.nin üzerinde olan serebellar kanamalardır.&lt;br /&gt;
Kabul edilebilir bir prognozu olabilecek herhangi bir İSK&lt;br /&gt;
hastasında klinik veya radyolojik bozulma durumunda&lt;br /&gt;
açık kranyotomi veya stereotaktik yaklaşımlarla cerrahi&lt;br /&gt;
müdahalede bulunulabilir. Cerrahi sırasında veya tek&lt;br /&gt;
başına eksternal ventriküler dren yerleştirilmesi kafa içi&lt;br /&gt;
basıncının hem ölçümüne hem de beyin omurilik sıvısının&lt;br /&gt;
drenajı ile tedavisine imkan verir. Ağır beyin sapı&lt;br /&gt;
kanamaları ve masif dominant hemisfer kanamalarının&lt;br /&gt;
prognozu genelde çok kötüdür. Küçük lober kanamalar&lt;br /&gt;
ise genişleme göstermedikçe genelde iyi seyirlidirler.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Stereotaktik aspirasyon ve tromboliz, hemikranyektomi&lt;br /&gt;
görece yeni cerrahi tekniklerdir. Ön çalışmalar stereotaktik&lt;br /&gt;
aspirasyon ve trombolizin güvenli, klinik durumda&lt;br /&gt;
düzelme sağlayabilecek ve hematom hacmini %57-87&lt;br /&gt;
azaltabilecek bir yöntem olduğunu düşündürmektedir.&lt;br /&gt;
Bu sonuçlara dayanarak gerçekleştirilen İntraserebral&lt;br /&gt;
Kanama Boşaltılmasında Minimal İnvaziv Cerrahi&lt;br /&gt;
ve Tromboliz (MISTIE) çalışmasında cerrahi grubuna&lt;br /&gt;
randomize edilen hastalarda stereotaktik olarak kateter&lt;br /&gt;
yerleştirilmiş ve kanama aspire edilmiştir. Bu kateterden&lt;br /&gt;
8 saatte bir, toplam 9 kez veya 72 saat içinde kanama&lt;br /&gt;
hacmi 15 cc. nin altına düşene kadar, rekombinan doku&lt;br /&gt;
plazminojen aktivatörü verilmiş ve her enjeksiyondan 1&lt;br /&gt;
saat sonra kateter açılarak serbest drenaja bırakılmıştır.&lt;br /&gt;
Aspirasyon ve tromboliz kullanarak hematomlarda ortalama&lt;br /&gt;
%46 oranında küçülme sağlanmıştır. Kanamada&lt;br /&gt;
küçülme oranı medikal bakım grubunda %4’te kalmıştır.&lt;br /&gt;
Cerrahi grubunda komplikasyonların güvenlik sınırları&lt;br /&gt;
içinde kaldığı bildirilmiştir. Bu minimal invaziv cerrahi&lt;br /&gt;
müdahalenin uzun dönem prognoza etkisinin araştırılması&lt;br /&gt;
gerekiyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hemikranyektomi esas olarak, beynin serbest şekilde&lt;br /&gt;
genişlemesine olanak vererek dokulardaki yer değişimlerinin hızlı surette giderilmesi ve sonraki ödemin&lt;br /&gt;
etkilerinin önlenmesine yönelik cerrahi bir KİBAS tedavisidir.&lt;br /&gt;
Hematom boşaltılmasıyla birlikte veya tek başına uygulanabilir. İki gözlemsel retrospektif hasta&lt;br /&gt;
serisi hemikraniektomi kullanımı ile mortalitede azalma&lt;br /&gt;
göstermiştir. İntraserebral kanamada hemikranyektominin&lt;br /&gt;
güvenliği ve yararını belirlemek için randomize&lt;br /&gt;
bir çalışma gerekmektedir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
=== Hastanede bakım ve destek tedavileri ===&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İSK hastalarının bir inme ünitesine veya özelleşmiş bir&lt;br /&gt;
nörolojik yoğun bakıma yatırılması erken mortalitede&lt;br /&gt;
azalmayla bağlantılı bulunmuş olsa da ülkemizdeki bir&lt;br /&gt;
inme ünitesi deneyimi bu sonuçları desteklememiştir.70&lt;br /&gt;
İSK’lı hastanın [[nöroloji]] ve nöroşirurji uzmanı ve 24 saat&lt;br /&gt;
BT imkanı olan bir merkeze nakledilmesi yararlıdır.&lt;br /&gt;
Nörolojik durumu bozulmakta olan, entübe veya kardiyo-&lt;br /&gt;
respiratuvar güçlüğü olan hastalar ve nihayet yakın&lt;br /&gt;
takip ve müdahaleden en çok yararlanabilecek serebellar&lt;br /&gt;
kanamalı hastalar tercihen bir yoğun bakım ortamında&lt;br /&gt;
takip edilmelidir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
=== Hastanın pozisyonlanması ===&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İntrakranyal basıncın ve aspirasyon riskinin azaltılması&lt;br /&gt;
amacıyla başın 30º’ye yükseltilmesi İSK hastalarında genel&lt;br /&gt;
bir uygulamadır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
=== Sıvı tedavisi ve beslenme ===&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İntravenöz hidrasyon için hipotonik solüsyonlar ödemi&lt;br /&gt;
arttırma riski taşıdıkları için kullanılmamalıdır. Birçok&lt;br /&gt;
merkezde izotonik sodyum temelli sıvılar 1 miligram/kilogram/&lt;br /&gt;
saat dozunda uygulanır. Nörolojik yoğun bakım&lt;br /&gt;
ünitelerinde hipertonik solüsyonlar giderek artan şekilde&lt;br /&gt;
kullanılmakla birlikte bunların etki mekanizması, ideal&lt;br /&gt;
konsantrasyon ve infüzyon miktarları yeterince araştırılmamıştır.&lt;br /&gt;
Modern nörolojik yoğun bakımlarda, kan&lt;br /&gt;
sodyum düzeyi non-spesifik olarak düşmekte olan, kafa&lt;br /&gt;
içi basınç artışına (KİBAS) yol açan lezyonu bulunan&lt;br /&gt;
hastalarda, %3’lük sodyum klorür içeren hipertonik&lt;br /&gt;
solüsyonlar genelde 30 ml/saat gibi bir infüzyon hızıyla&lt;br /&gt;
başlanıp, gereğine göre 10-60 ml/saat arasında bir dozda&lt;br /&gt;
kullanılmaktadır. Bu yaklaşım kullanıldığında, 6 saatte&lt;br /&gt;
birden daha az olmamak suretiyle hastanın serum sod-&lt;br /&gt;
yum düzeyinin belirlenmesi ve bunun tipik olarak 140-145&lt;br /&gt;
mEq/litre ile 155-160 mEq/litre arasında tutacak&lt;br /&gt;
şekilde infüzyon hızının ayarlanarak gereğinde durdurulması&lt;br /&gt;
hedeflenmektedir. Serum osmolalitesinin mOsm/kg’ın altında tutulması da hiperviskoziteye bağlı&lt;br /&gt;
yan etkilerin ortaya çıkmasını önlemektedir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Türkiye’den merkezlerin de hasta randomize ettiği, akut&lt;br /&gt;
inmede enteral beslenmeyle ilgili en geniş çalışma yutma&lt;br /&gt;
güçlüğü olan hastaların erken dönemde nazogastrik&lt;br /&gt;
tüpten beslenmesi ile ilk 7 gün boyunca intravenöz hidrasyonla&lt;br /&gt;
yetinilmesini karsılaştırmış ve klinik prognozda&lt;br /&gt;
önemli bir fark gösterilmemiştir. Daha ağır inmeli bir&lt;br /&gt;
grupta da erken dönemde perkütan endoskopik gastrostomi&lt;br /&gt;
ile nazogastrik tüpten beslenme karsılaştırılmış ve&lt;br /&gt;
yine bir fark gösterilmemiştir. Bu çalışmaların ışığında&lt;br /&gt;
akut inmeden sonraki ilk birkaç günde hemen beslenmenin başlanması çok kritik gözükmese de, nazogastrik&lt;br /&gt;
tüpten beslenme güvenli bir seçenektir ve özel bir kontrendikasyon&lt;br /&gt;
olmayan hastalarda erken dönemde beslenmeye&lt;br /&gt;
başlamanın daha fizyolojik olduğu düşünülmektedir.&lt;br /&gt;
Tiamin ve folat vitaminleriyle destekleme, özellikle&lt;br /&gt;
vitamin eksikliğine yatkın kişilerde (yüksek dozda alkol&lt;br /&gt;
kullananlar, gastrointestinal emilimde bozukluk olanlar)&lt;br /&gt;
yararlıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
=== Derin ven trombozu profilaksisi ===&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Elastik kompresyon çorapları ve eksternal pnömatik&lt;br /&gt;
kompresyon araçları derin ven trombozu (DVT) ve sonrasında&lt;br /&gt;
gelişebilecek pulmoner embolizmin (PE) önlenmesi&lt;br /&gt;
amacıyla hastaneye yatışta hemen yerleştirilmelidir.&lt;br /&gt;
İki metodun bir arada kullanılmasının tek başına kompresyon&lt;br /&gt;
çorabından daha etkili olduğu gösterilmiştir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Düşük doz profilaktik heparin İSK hastalarında kanamanın&lt;br /&gt;
2. gününde başlanarak kullanılabilir, bu yaklaşım&lt;br /&gt;
pnömatik kompresyon cihazlarına ihtiyacı azaltarak fizik&lt;br /&gt;
tedaviyi kolaylaştırabilir. DVT profilaksisi ile ilgili bilgi&lt;br /&gt;
daha ziyade iskemik inme hastalarında yapılan araştırmalardan&lt;br /&gt;
gelmektedir. İskemik inme hastalarında bir&lt;br /&gt;
düşük molekül ağırlıklı heparin olan Enoxaparin’in DVT&lt;br /&gt;
profilaksisinde fraksiyone olmayan heparinden üstün&lt;br /&gt;
olduğu ve hemorajik transformasyon riskini arttırmadığı&lt;br /&gt;
gösterilmiştir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
=== Ağrı ve çekilme tedavisi ve ülser profilaksisi ===&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kanama riskini arttırmamak için İSK hastalarında non-steroid anti-inflamatuvar (NSAID) ilaçlar kullanılmaması&lt;br /&gt;
genel pratiğe yerleşmiştir, parasetamol bunların yerine&lt;br /&gt;
güvenli bir seçenek oluşturur. Narkotik analjezikler&lt;br /&gt;
gerektiği zaman kullanılabilir ancak sedasyona yol açıp&lt;br /&gt;
nörolojik muayeneyi ve takibi zorlaştırdıkları unutulmamalıdır.&lt;br /&gt;
Nikotin patch nikotin çekilme sendromuna bağlı&lt;br /&gt;
konfüzyon ve huzursuzluk durumunda kullanılabilir,&lt;br /&gt;
bunun kan basıncında artışa yol açabileceği unutulmamalıdır.&lt;br /&gt;
Alkol veya madde bağımlılığı ve withdrawal&lt;br /&gt;
sendromu şüphesinde bunların spesifik tedavisi uygulanmalıdır.&lt;br /&gt;
Proton pompa inhibitörleri gastrointestinal ülserlerin&lt;br /&gt;
ve reflü/aspirasyona bağlı hasarın önlenmesinde&lt;br /&gt;
yararlı olmaktadır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
=== Diğer sistemik-metabolik bozuklukların tedavisi ===&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İSK’li hastanın bakımında, diğer kritik hastalarda olduğu&lt;br /&gt;
gibi, enfeksiyon, böbrek yetmezliği, kalp yetmezliği,&lt;br /&gt;
metabolik bozuklukların tedavisi büyük önem taşır.&lt;br /&gt;
Yüksek ateş sıklıkla enfeksiyona, atelektaziye, daha nadiren&lt;br /&gt;
DVT’ye, kullanılan ilaçlara, subaraknoid boşluk&lt;br /&gt;
veya hipotalamustaki kana bağlı olarak gelişebilir. Kritik&lt;br /&gt;
hastalarda değişik sebeplerden ateş yükselmesi olabildiği&lt;br /&gt;
için enfeksiyon varlığını ve primer kaynağı ortaya koymak&lt;br /&gt;
her zaman kolay olmaz. Yüksek ateş kötü prognozla&lt;br /&gt;
bağımsız olarak ilişkili olduğu için kültürler gönderildikten&lt;br /&gt;
hemen sonra geniş spektrumlu ampirik antibiyoterapiye&lt;br /&gt;
başlanması ve [[ateş]]in parasetamol ve gereğinde&lt;br /&gt;
soğuk uygulaması ile düşürülmesi yolu seçilmektedir.&lt;br /&gt;
Enfeksiyon kaynağı bulunursa bunun spesifik tedavisini&lt;br /&gt;
tamamlamak gerekir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hastaneye yatışta hiperglisemi İSK hastalarında da kötü&lt;br /&gt;
prognoz prediktörü olarak belirlenmiş, ancak mekanistik&lt;br /&gt;
bir sebep sonuç ilişkisi gösterilememiştir. Çok&lt;br /&gt;
merkezli, randomize kontrollü bir çalışma olan UK&lt;br /&gt;
Glucose Insulin in Stroke Trial (GIST-UK) ilk 24 saatte&lt;br /&gt;
hastaneye başvuran, 114’ü İSK’li toplam 933 inme hastasında&lt;br /&gt;
glikoz-potasyum-insülin infüzyonu ile sıkı normoglisemi&lt;br /&gt;
sağlamanın yararını araştırmıştır. Bu tedavi kontrol grubuna göre&lt;br /&gt;
kan glikoz ve kan basıncını belirgin şekilde düşürmüş ancak klinik bir yarar göstermemiştir.&lt;br /&gt;
Hipergliseminin insülin infüzyonu ile tedavisinin yoğun&lt;br /&gt;
bakım hastalarında yararlı olduğunu gösterir çalışmalar&lt;br /&gt;
bulunmakla birlikte, yakın tarihli dizaynı itibarıyla&lt;br /&gt;
öncekilerden daha üstün randomize bir çalışma bunun&lt;br /&gt;
tersi yönünde veriler ortaya çıkarmıştır. Özetle önceden&lt;br /&gt;
antidiyabetik ilaç kullanan hastalarda bunların hastanın&lt;br /&gt;
klinik ve beslenme durumuna göre devam ettirilmesi ve&lt;br /&gt;
hipergliseminin agresif olmayan bir insülin sliding scale&lt;br /&gt;
ile tedavisi makul yaklaşımlardır. Hipogliseminin çok&lt;br /&gt;
zararlı sonuçlara yol açabileceği ve akut dönemde sıkı&lt;br /&gt;
kontrolün henüz yararlılığının ispatlanmamış olduğu&lt;br /&gt;
unutulmamalıdır.&lt;br /&gt;
&amp;lt;/div&amp;gt;&lt;br /&gt;
&amp;lt;noinclude&amp;gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
{{nö}}&lt;br /&gt;
&amp;lt;/noinclude&amp;gt;&lt;/div&gt;</summary>
		<author><name>tiplopedi&gt;Drhakan</name></author>
	</entry>
</feed>