	<?xml version="1.0"?>
<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xml:lang="tr">
	<id>https://tiplopedi.com/index.php?action=history&amp;feed=atom&amp;title=K%C3%BCme_tip_ba%C5%9Fa%C4%9Fr%C4%B1s%C4%B1_tedavisi</id>
	<title>Küme tip başağrısı tedavisi - Revizyon geçmişi</title>
	<link rel="self" type="application/atom+xml" href="https://tiplopedi.com/index.php?action=history&amp;feed=atom&amp;title=K%C3%BCme_tip_ba%C5%9Fa%C4%9Fr%C4%B1s%C4%B1_tedavisi"/>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="https://tiplopedi.com/index.php?title=K%C3%BCme_tip_ba%C5%9Fa%C4%9Fr%C4%B1s%C4%B1_tedavisi&amp;action=history"/>
	<updated>2026-04-04T03:20:22Z</updated>
	<subtitle>Viki üzerindeki bu sayfanın değişiklik geçmişi.</subtitle>
	<generator>MediaWiki 1.38.2</generator>
	<entry>
		<id>https://tiplopedi.com/index.php?title=K%C3%BCme_tip_ba%C5%9Fa%C4%9Fr%C4%B1s%C4%B1_tedavisi&amp;diff=2239&amp;oldid=prev</id>
		<title>Drhasan: 1 revizyon içe aktarıldı</title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="https://tiplopedi.com/index.php?title=K%C3%BCme_tip_ba%C5%9Fa%C4%9Fr%C4%B1s%C4%B1_tedavisi&amp;diff=2239&amp;oldid=prev"/>
		<updated>2018-09-13T20:09:19Z</updated>

		<summary type="html">&lt;p&gt;1 revizyon içe aktarıldı&lt;/p&gt;
&lt;table style=&quot;background-color: #fff; color: #202122;&quot; data-mw=&quot;interface&quot;&gt;
				&lt;tr class=&quot;diff-title&quot; lang=&quot;tr&quot;&gt;
				&lt;td colspan=&quot;1&quot; style=&quot;background-color: #fff; color: #202122; text-align: center;&quot;&gt;← Önceki sürüm&lt;/td&gt;
				&lt;td colspan=&quot;1&quot; style=&quot;background-color: #fff; color: #202122; text-align: center;&quot;&gt;22.09, 13 Eylül 2018 tarihindeki hâli&lt;/td&gt;
				&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td colspan=&quot;2&quot; class=&quot;diff-notice&quot; lang=&quot;tr&quot;&gt;&lt;div class=&quot;mw-diff-empty&quot;&gt;(Fark yok)&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/table&gt;</summary>
		<author><name>Drhasan</name></author>
	</entry>
	<entry>
		<id>https://tiplopedi.com/index.php?title=K%C3%BCme_tip_ba%C5%9Fa%C4%9Fr%C4%B1s%C4%B1_tedavisi&amp;diff=2238&amp;oldid=prev</id>
		<title>tiplopedi&gt;Drhasan 22.39, 19 Mart 2016 tarihinde</title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="https://tiplopedi.com/index.php?title=K%C3%BCme_tip_ba%C5%9Fa%C4%9Fr%C4%B1s%C4%B1_tedavisi&amp;diff=2238&amp;oldid=prev"/>
		<updated>2016-03-19T22:39:20Z</updated>

		<summary type="html">&lt;p&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;b&gt;Yeni sayfa&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;
Küme baş ağrısında gerilim ve migren’de olduğu gibi ağrıya yönelik atak tedavisi&lt;br /&gt;
vede ağrıların gelmesini, sıklığını önleyici, profilaktik tedavi yaklaşımı sözkonusudur.&lt;br /&gt;
Profilaktik yaklaşımda epizodik yada kronik olmasına göre yönlenmek gerekmektedir.&lt;br /&gt;
== Atak Tedavisi ==&lt;br /&gt;
Ağrı genellikle çok hızlı bir şekilde şiddetlendiğinden, maksimum 2-&lt;br /&gt;
3 saat sürdüğünden vede genellikle kişiyi uykudan uyandırdığından, aynı şekilde&lt;br /&gt;
kolay uygulanabilen ve hızlı etki gösteren ajanlara ihtiyacımız vardır. Bundan&lt;br /&gt;
anlaşılacağı gibi nonspesifik basit analjeziklerin vede nonsteroid antieflamatuarların&lt;br /&gt;
pek yerleri yoktur. Saf oksijen solutulmasının yanı sıra ergotamin ve triptan grubu&lt;br /&gt;
ilaçlar ağrının giderilmesinde kullanlılabilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
== Oksijen tedavisi ==&lt;br /&gt;
İlk kez 1946’da Horton %100’lük oksijenin atak başlangıcında&lt;br /&gt;
solutulmasının küme baş ağrısına bağlı ağrıları hızla azalttığını gözlemiş ve&lt;br /&gt;
bildirmiştir. Daha sonra yapılmış olan değişik çalışmalar da bu etkinliği&lt;br /&gt;
göstermişlerdir. Sonuçta saf oksijenin yüksek basınçta verilmesi daha etkili olduğu&lt;br /&gt;
görülmüştür. Genel uygulama dakikada 7 litre saf oksijenin, 10-15 dakika süreyle atak&lt;br /&gt;
başlangıcında solutulmasıdır. Bu uygulamayla yaklaşık 7 ile 10 dakika içerisinde&lt;br /&gt;
ağrıda %90 oranında azalma sağlanmaktadır. Bu uygulamanın herhangi bir yan etkisi&lt;br /&gt;
gözlenmemiş ve bildirilmemiştir. Ayrıca diğer seçeneklerden (ergotamin ve triptan)&lt;br /&gt;
üstünlüğü, kardiyovasküler, pulmoner, hepatik, renal hastalıkların varlığında&lt;br /&gt;
kontrendikasyon oluşturmamasıdır. En önemli dezavantajı ise kolay uygulanabilir&lt;br /&gt;
olmaması. Hastane acil birimlerinde uygulanabilir olması, ağrının kısa sürmesi,&lt;br /&gt;
hastaneye ulaşmada güçlük gerçekten dezavantaj gibi görülebilir. Taşınabilir oksijen&lt;br /&gt;
tüpleriyle evinde, işyerinde hastanın bu uygulamayı kendisinin yapması öğretilebilir.&lt;br /&gt;
Her hangi ciddi bir yan etkisinin olmaması, kesin etkili olması da düşünülecek olur ise&lt;br /&gt;
bu uygulama denenmeli ve hasta bu anlamda eğitilmelidir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Oksijenin bu anlamlı etkinliği, onun vazokonstriktör etkisiyle açıklanmaktadır.&lt;br /&gt;
Ancak sadece bu etkiyle mi, yoksa başka mekanizmalar da söz konusu mu tam&lt;br /&gt;
olarak bilinmemektedir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
== Ergotamin ==&lt;br /&gt;
Yine ilk kez Horton, uykudan uyandıran ve tedaviye dirençli ağrı atakları&lt;br /&gt;
olan bir kadın hastada ağrı esnasında 0.2mg ergotamin tartaratın uygulanması ile&lt;br /&gt;
ağrının geçtiğini bildirmiştir. Ondan sonra yapılan değişik çalışmalarda ergotaminin&lt;br /&gt;
plaseboya göre etkili olduğu gösterilmiştir. Özellikle parenteral ve inhalasyon yoluyla&lt;br /&gt;
uygulama, daha hızlı ve daha etkili olduğundan tercih edilebilir. Ancak ağrının&lt;br /&gt;
başlangıcında antiemetik ile birlikte alınacak oral tabletlerin de etkili olabileceğini&lt;br /&gt;
unutmamak gerekir. Ülkemizde sadece oral kullanılabilir formları bulunması ilk tercih&lt;br /&gt;
olarak seçilmesini sınırlamaktadır.Aynı şey dihidroergotamin için de geçerlidir.&lt;br /&gt;
İntravenöz, intramüsküler yada nazal sprey şeklinde alınması çok hızlı ve mükemmel&lt;br /&gt;
bir etki sağlar. Ancak ülkemizde bu yollarla uygulanabilir formu bulunmamaktadır.&lt;br /&gt;
Etkinliği, nonselektif olarak 5-HT 1B/1D reseptör agonist etikisi ile ortaya çıkan&lt;br /&gt;
vazokonstrüksiyona bağlıdır. Periferik damarları da etkilediğinden uzun süre&lt;br /&gt;
kullanılması özellikle de vasküler ve kardiyak açıdan riskli kişilerde kullanılması&lt;br /&gt;
sakıncalı olabilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
== Triptanlar ==&lt;br /&gt;
Küme baş ağrısı atak tedavisinde güncel yaklaşım, 5-HT 1B/1D agonisti&lt;br /&gt;
olan triptanların kullanılmasıdır. Ağrının kısa süreli olması vede çok hızla maksimum&lt;br /&gt;
şiddete ulaşması nedeniyle özellikle subkutan veya nazal olarak uygulanan formları&lt;br /&gt;
tercih edilmektedir. Subkutan olarak uygulanan 6mg sumatriptan 15 dakika içinde&lt;br /&gt;
%75 olarak ağrıyı gidermektedir. Plaseboya göre çok anlamlı olan bu etki genellikle&lt;br /&gt;
kalıcıdır. Ancak her gün gibi, 3-4 hafta süreyle kullanılması atakların sıklaşmasına ve&lt;br /&gt;
küme döneminin uzamasına neden olabilir. O nedenle küme başlangıcında hemen&lt;br /&gt;
profilaktik tedaviye başlanmalı ve sadece ağrıya yönelik tedaviyle yetinilmemelidir.&lt;br /&gt;
Yine aynı gün içerisinde iki kezden fazla uygulanmamalıdır. Ayrıca kontrolsüz&lt;br /&gt;
hipertansiyonu olan, geçmişte miyokard enfarktüsü ve inme öyküsü olanlarda&lt;br /&gt;
kullanılmamalıdır. 65 yaş üstü yaşlılarda ve 12 yaş altı çocuklarda, keza hamilelerde&lt;br /&gt;
kullanılmamalıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Nazal olarak uygulanabilen, ülkemizde de var olan 20mg’lık sumatriptan&lt;br /&gt;
plaseboya göre üstünlüğü gösterilmiş, ancak subkutan uygulamaya göre daha az&lt;br /&gt;
etkili bulunmuştur.Yan etki olarak da burunda nahoş, metalik bir tad bırakmaktadır. Bu&lt;br /&gt;
nedenle kullanımı sınırlıdır. Yinede enjeksiyonu tolere edemeyen hastalarda&lt;br /&gt;
kullanılabilecek ajandır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İkinci kuşak triptanlardan zolmitriptanın oral olarak kullanılması özellikle 10mg&lt;br /&gt;
dozlarda plaseboya göre her bakımdan üstün olduğu görülmüştür. Özellikle yeni&lt;br /&gt;
geliştirilmiş olan ağızda eriyen formu bu amaçla kullanılabilir. Bu etki her ne kadar&lt;br /&gt;
subkutan ve nazal olarak uygulanan sumatriptana göre düşük isede, enjeksiyonu ve&lt;br /&gt;
nazal kullanımı tolere edemeyenler için alternatif oluşturmaktadır. Ülkemizde&lt;br /&gt;
sumatriptan ve zolmitriptandan başka naratriptan ve eletriptan preparatları vardır.&lt;br /&gt;
Triptanların etkisi sadece ağrı üzerine değildir. Aynı zamanda gözde kızarıklık,&lt;br /&gt;
yaşarma gibi otonom bulgularıda azaltmaktadırlar. Bu sonuç triptanların sadece ağrıyı&lt;br /&gt;
baskılamadıkları, küme baş ağrısındaki fizyopatolojik süreçlere etki ettiklerini&lt;br /&gt;
göstermektedir. Etkileri migrendekine benzer olarak hem periferik hem de santral&lt;br /&gt;
etkilere bağlıdır. Sonuçta kavernös sinüs etrafında enflamasyonu gidererek ve karotid&lt;br /&gt;
arterde vazokonstrüksiyon yaparak etkili oldukları varsayılmaktadır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
== Geçiş Tedavisi ==&lt;br /&gt;
Geçiş tedavisinden, küme baş ağrısı tanısı konduktan hemen sonra&lt;br /&gt;
başlanan ve klasik profilaktik tedavinin etkin doza ulaşana kadar sürdürülen tedavi&lt;br /&gt;
anlaşılmaktadır. Özellikle gün içinde ağrı atakları sık tekrarlayan ve şiddetli ağrıları&lt;br /&gt;
olanlarda başlanır. Çünkü klasik profilakside kullanılan ilaçların etkin doza ulaşmaları&lt;br /&gt;
birkaç günü alabilir.İşte bu kısa süre içinde kişiyi rahatlatacak ve koruyucu tedavi için&lt;br /&gt;
başlanmış olan ilaca zaman tanıyacak tedaviler, yöntemler geliştirilmiştir. Biz de kendi&lt;br /&gt;
pratiğimizde profilaktik tedavi ile birlikte genellikle böyle yardımcı, kısa süreli tedavi&lt;br /&gt;
uygulamaktayız. İlk ve en sık kullanılan tedavi şekli kortikosteroid uygulamasıdır.&lt;br /&gt;
Küme başlangıcında genellikle oral olarak, 1mg/kg/gün olarak başlanır. İlk dozun&lt;br /&gt;
alımını takiben genellikle 24-48 saat sonra ataklar sonlanır. Sonra 2 günde bir doz&lt;br /&gt;
azaltılarak, bir hafta ile 10 gün içerisinde tedavi sonlandırılır. Bu arada başlanmış olan&lt;br /&gt;
asıl koruyucu tedavi devreye girmiş olur. Böylece en kısa zamanda remisyon&lt;br /&gt;
sağlamak olan amaca ulaşılmış olur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kortikosteroidlerden deksametazonun da 4mg/gün olarak bir iki hafta süreyle bu&lt;br /&gt;
amaçla kullanılabileceği bildirilmiştir.Ancak metilprednizolonun daha etkili olduğu ileri&lt;br /&gt;
sürülmektedir. Biz kendi pratiğimizde oral veya bazen paranteral metilprednizolon&lt;br /&gt;
kullanmaktayız&lt;br /&gt;
Yine değişik merkezlerde bu amaçla kısa süreli intravenöz dihidroergotamin&lt;br /&gt;
kullanılmışsada, bu yöntemin uygulanabilirliği özellikle ülkemiz için güçtür. Ayrıca&lt;br /&gt;
üstünlüğü de tartışmalıdır. Keza oksipital sinir blokajı önerenler de vardır. Küme&lt;br /&gt;
başlangıcında lokal anestezik ve steroid karışımı ile yapılan oksipital sinir blokajı kısa&lt;br /&gt;
süreli atakları önlediği bildirilmiştir.&lt;br /&gt;
== Profilaktik Tedavi ==&lt;br /&gt;
İster kronik, ister epizodik olsun tüm küme baş ağrılarında&lt;br /&gt;
profilaktik tedavi uygulanmalıdır. Amaç hızlı remisyon sağlamak ve ağrı ataklarının&lt;br /&gt;
süre ve şiddetini azaltmaktır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Epizodik küme baş ağrısında profilaktik tedaviden, küme dönemi başında&lt;br /&gt;
başlanıp küme sonlandıktan bir süre sonra sonlandırılan tedavi yaklaşımı&lt;br /&gt;
anlaşılmaktadır. Genellikle küme dönemleri 2-3 ay sürdüğünden mutlaka profilaktik&lt;br /&gt;
tedavi başlanmalıdır. Ağrısız 2-3 hafta geçtikten sonra da yavaş yavaş tedavi&lt;br /&gt;
sonlandırılmalıdır. İkinci bir küme başlangıcında hemen bir önceki başarılı tedaviye&lt;br /&gt;
başlanmalıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kronik formunda ise tedavi daha uzun, belkide süregen olmaktadır. Ancak,&lt;br /&gt;
remisyon sağlandığı düşünüldüğünde kullanılmakta olan tedavide kontrollü bir şekilde&lt;br /&gt;
doz azaltımına gidilmeli ve zamana yayarak sonlandırılmalıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Profilaktik tedavide öncelikle medikal tedavi sözkonusudur. Son zamanlarda değişik&lt;br /&gt;
cerrahi yöntemler geliştilmiş olmakla birlikte yaygın uygulanmaları en azından şimdilik&lt;br /&gt;
mümkün görünmemektedir. Profilaksi için yaygın kullanılan ilaçlar arasında kalsiyum&lt;br /&gt;
kanal blokerlerinden verapamil, lityum karbonat, metiserjid ve antiepileptiklerden&lt;br /&gt;
sodyum valproattır. Yeni antiepileptiklerden topiramat ve gabapentinin de&lt;br /&gt;
kullanılabileceğine dair çalışmalar yayınlanmıştır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
=== Verapamil ===&lt;br /&gt;
Bir kalsiyum kanal blokeri olan verapamil kliniğimiz baş ağrısı&lt;br /&gt;
polikliniğinde hem kronik, hemde epizodik küme baş ağrılarında profilaktik olarak&lt;br /&gt;
seçilen ilk basamak ilaçtır. Aynı yaklaşım hemen hemen tüm baş ağrısı merkezlerinde&lt;br /&gt;
böyledir. Plasebo kontrollü olarak yapılmış çalışmalar verapamilin üstünlüğünü&lt;br /&gt;
göstermiştir. Atak sırasında kullanılan değişik ajanlarla (ergotamin, triptan, steroid)&lt;br /&gt;
birlikte güvenli bir şekilde kullanılabilir. Genel yaklaşım günde üç kez 80mg ile&lt;br /&gt;
başlanır ve 3-4 günde bir doz arttırılır. Ağrı ataklarının sonlanmasına kadar dozun 800&lt;br /&gt;
mg’a kadar yükseltilebileceği bildirilmekte isede genellikle 240-480 mg/gün arası bir&lt;br /&gt;
doz yeterli olmaktadır. Uzun salınımlı preparatlar kullanma kolaylığı nedeniyle tercih&lt;br /&gt;
edilebilirler. Genellikle ciddi yan etki görülmez. En önemli yan etkisi kabızlıktır. Bazen&lt;br /&gt;
ödem, dizzines, bulantı, halsizlik, hipotansiyon ve bradikardi yapabilir.&lt;br /&gt;
=== Lityum karbonat ===&lt;br /&gt;
Lityum profilakside kullanılan başlıca ilaçlardan biri olmakla birlikte&lt;br /&gt;
yoğun yan etkileri nedeniyle vede aralarla kan seviyesi takibi gerektirmesi kullanımını&lt;br /&gt;
sınırlamaktadır. Özellikle kronik formda tercih edilmektedir. 800 mg/gün kullanımı&lt;br /&gt;
plaseboya üstün bulunmuştur. Verapamil ile karşılaştırma bir çalışmada her ikiside&lt;br /&gt;
etkin bulunmuş, ancak verapamil daha az yan etkiye neden olmuş vede etkisi daha&lt;br /&gt;
kısa sürede ortaya çıkmıştır. Genellikle 300mg/gün doz ile başlanır. Akşam yatmadan&lt;br /&gt;
önce alınması daha uygundur. Günlük doz 900mg’ı geçmemelidir. Aralarla serum&lt;br /&gt;
konsantrasyon düzeyine bakılmalıdır. Çoğu olguda günlük 600-900 mg doz yeterli&lt;br /&gt;
olmaktadır. Tedaviye başlamadan önce hastanın renal ve tiroid fonksiyonlarına&lt;br /&gt;
bakmak doğru olur. En önemli yan etkisi tremor, diyare ve poliüridir.&lt;br /&gt;
=== Antiepileptikler ===&lt;br /&gt;
Sodyum valproat yaygın olarak kullanılmaktadır. Yapılmış değişik&lt;br /&gt;
çalışmalarda %55-60 oranında etkili olduğu gösterilmiştir. Günlük 500 ile 1000 mg&lt;br /&gt;
arası dozlarda kullanılabilir. Daha yüksek doz önerenler de vardır. Kilo aldırma,&lt;br /&gt;
tremor,letarji ve saç dökülmesi önemli yan etkilerindendir. Bazı hastalarda ciddi&lt;br /&gt;
hepatotoksisiteye neden olabileceğinden, aralarla karaciğer enzimlerine bakılması&lt;br /&gt;
gerekmektedir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Topiramat yeni bir antiepileptiktir. Migren ve küme baş ağrısı profilaksisinde etkili&lt;br /&gt;
olduğu bildirilmiştir. Ortalama iki haftada remisyon sağladığı bildirilmiştir. 25mg/gün&lt;br /&gt;
olarak başlayıp, 5 günde 75 mg’a çıkma şeklinde başlanır. Etkinliğe göre dozun&lt;br /&gt;
400mg/güne kadar çıkılabileceği söylenmektedir. Topiramatla ilgili bilgiler hala&lt;br /&gt;
yetersizdir. Aşırı kilo kaybı ve mental etkilenme gibi yan etkilerini unutmamak gerekir.&lt;br /&gt;
Gabapentin de yeni bir ilaçtır. 900mg/gün dozda etkili olduğu bildirilmişse de etkinliği&lt;br /&gt;
hakkında veriler çok yetersizdir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Diğer ilaçlar:Metiserjit,Melatonin,Baklofen, karbamazepin, indometasin, beta&lt;br /&gt;
blokerler, pizotifen antidepresanlar diğer seçeneklerdir. Etkinlikleri sınırlıdır, birinci&lt;br /&gt;
basamak ilaçların etkisiz olduğu yada bir nedenle kullanılamadığı durumlarda&lt;br /&gt;
başvurulabilecek ilaçlardır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
== Cerrahi Tedavi ==&lt;br /&gt;
Cerrahi tedavi ilk başvurulacak seçenek kesinlikle değildir. Epizodik&lt;br /&gt;
olanlarda hiç önerilmemektedir. Çünkü genellikle küme dönemi 2-3 ay sürmektedir.&lt;br /&gt;
Kronik olup, medikal tedavilerin uygun doz ve sürede kullanılmasına rağmen, yanıt&lt;br /&gt;
alınamayan ve ağrı atakları hep aynı tarafta tekrarlayan,ağrı ve eşlik eden otonom&lt;br /&gt;
bulguların trigeminal sinir oftalmik dalı alanına sınırlı psikolojik açıdan sağlıklı olgular&lt;br /&gt;
cerrahi tedavi için aday olabilirler.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cerrahi uygulamada amaç trigeminal sinir, özellikle oftalmik dalında yada gasser&lt;br /&gt;
ganglionunda değişik ajanlar (lokal anestezikler, alkol, gliserol) ve yöntemlerle&lt;br /&gt;
(radyofrekans termokoagülasyon, gamma knife radyocerrahi, mikrovasküler&lt;br /&gt;
dekompresyon) blokaj yada anatomik kesi yaratarak ağrı ataklarını önlemektir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Otonom semptomlara yönelik olarak da otonomik liflerde (n.intermedius, büyük&lt;br /&gt;
petrozal sinir ve sfenopalatin ganglion) benzer blokaj yapılabilir.Blokaj geçici ve kalıcı&lt;br /&gt;
yapılabilir. Genellikle geçici blokaj uygulanmaktadır. Çünkü kalıcı olanlarda hiç te hoş&lt;br /&gt;
olmayan korneal anestezi, korneal enfeksiyon ve anestezia doloroza gibi&lt;br /&gt;
komplikasyonlar ortaya çıkabilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sonuç olarak küme baş ağrısının tedavisi öncelikle medikaldir. Uygun ilaç seçimi&lt;br /&gt;
ve uygun dozlarda genellikle başarılı olunur. Çok az olguda cerrahi uygulama&lt;br /&gt;
gerekebilir. Yukarıdaki kriterlere uyan olgular, deneyimli merkezlere&lt;br /&gt;
yönlendirilebilirler.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
[[Kategori:Küme_tip_başağrısı]]&lt;/div&gt;</summary>
		<author><name>tiplopedi&gt;Drhasan</name></author>
	</entry>
</feed>