	<?xml version="1.0"?>
<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xml:lang="tr">
	<id>https://tiplopedi.com/index.php?action=history&amp;feed=atom&amp;title=Migren_patogenezi</id>
	<title>Migren patogenezi - Revizyon geçmişi</title>
	<link rel="self" type="application/atom+xml" href="https://tiplopedi.com/index.php?action=history&amp;feed=atom&amp;title=Migren_patogenezi"/>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="https://tiplopedi.com/index.php?title=Migren_patogenezi&amp;action=history"/>
	<updated>2026-04-04T13:52:42Z</updated>
	<subtitle>Viki üzerindeki bu sayfanın değişiklik geçmişi.</subtitle>
	<generator>MediaWiki 1.38.2</generator>
	<entry>
		<id>https://tiplopedi.com/index.php?title=Migren_patogenezi&amp;diff=2479&amp;oldid=prev</id>
		<title>Drhasan: 1 revizyon içe aktarıldı</title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="https://tiplopedi.com/index.php?title=Migren_patogenezi&amp;diff=2479&amp;oldid=prev"/>
		<updated>2018-09-13T20:09:22Z</updated>

		<summary type="html">&lt;p&gt;1 revizyon içe aktarıldı&lt;/p&gt;
&lt;table style=&quot;background-color: #fff; color: #202122;&quot; data-mw=&quot;interface&quot;&gt;
				&lt;tr class=&quot;diff-title&quot; lang=&quot;tr&quot;&gt;
				&lt;td colspan=&quot;1&quot; style=&quot;background-color: #fff; color: #202122; text-align: center;&quot;&gt;← Önceki sürüm&lt;/td&gt;
				&lt;td colspan=&quot;1&quot; style=&quot;background-color: #fff; color: #202122; text-align: center;&quot;&gt;22.09, 13 Eylül 2018 tarihindeki hâli&lt;/td&gt;
				&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td colspan=&quot;2&quot; class=&quot;diff-notice&quot; lang=&quot;tr&quot;&gt;&lt;div class=&quot;mw-diff-empty&quot;&gt;(Fark yok)&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/table&gt;</summary>
		<author><name>Drhasan</name></author>
	</entry>
	<entry>
		<id>https://tiplopedi.com/index.php?title=Migren_patogenezi&amp;diff=2478&amp;oldid=prev</id>
		<title>212.174.243.218 10.39, 23 Şubat 2016 tarihinde</title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="https://tiplopedi.com/index.php?title=Migren_patogenezi&amp;diff=2478&amp;oldid=prev"/>
		<updated>2016-02-23T10:39:54Z</updated>

		<summary type="html">&lt;p&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;b&gt;Yeni sayfa&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div&gt;__NOAUTOLINKS__&lt;br /&gt;
Değişik baş ağrılarının tanımlanmalarına ait yazılı belgelerin M.Ö. birkaç bin yıl&lt;br /&gt;
öncesine dek uzanmasına karşın, başın bir yarımını etkileyen ve sıklıkla görsel ve&lt;br /&gt;
gastrointestinal semptomlarla ilişkili yarım başağrılarını, yani &amp;quot;migreni&amp;quot; ilk tanımlayan&lt;br /&gt;
kişinin M.S. ikinci yüzyılda yaşamış olan Kapadokyalı Aretaeus olduğu kabul&lt;br /&gt;
edilmektedir. 1600’lü yıllarda Thomas Willis migren baş ağrılarının ortaya çıkışında&lt;br /&gt;
vasküler etkenlerin varlığına değinmiş ve ondan sonra geliştirilen benzer ya da karşıt&lt;br /&gt;
görüşler sonucu yakın zamana dek migrenin öncelikle vasküler veya nörojenik kökenli&lt;br /&gt;
olabileceği tartışması süregelmiştir. Günümüzde migrenin nörojenik kökenli olduğu,&lt;br /&gt;
atakların ortaya çıkışının beynin aşırı duyarlılığı (kortikal hipereksitabilite) veya bir&lt;br /&gt;
başka deyişle uyarılma eşiğinde düşme ile ilişkili olabileceği ve olasılıkla&lt;br /&gt;
beyinsapındaki bazı yapıların atak sürecini başlattığı öne sürülmektedir. Merkezi sinir&lt;br /&gt;
sisteminde paroksismal olarak ortaya çıkan bu duyarlılığın genetik kökenli olduğu ve bir&lt;br /&gt;
kanalopati ile açıklanabileceği yönünde yoğunlaşan güncel görüşler vardır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Auralı migrende semptomların, karşı serebral hemisferin ilgili bölgelerinde arkadan&lt;br /&gt;
öne doğru yayılan, olasılıkla önce nöronal bir hipereksitabilite hali ve ardından nöronal&lt;br /&gt;
metabolik gereksinimlerde bir azalma ile şekillenen reaktif bir depresyon (spreading&lt;br /&gt;
depresyon) sonucu geliştiği düşünülmektedir. Olasılıkla bu duruma sekonder olarak&lt;br /&gt;
gelişen ama eşik değerlere ulaşmayan bir iskemi (oligemi) nin varlığı beyin kan akımını&lt;br /&gt;
gösteren çeşitli çalışmalarda kaydedilmiş olup, süresi aura dönemini aşarak ağrı&lt;br /&gt;
döneminin ilk birkaç saatine dek uzayabilmektedir. Günümüzde aura semptomlarının&lt;br /&gt;
klasik anlayış olan vazokonstriksyona değil, ama birbirini izleyen nöronal eksitasyon ve&lt;br /&gt;
depresyon ile ilişkili olduğu görüşü böylece daha kabul görür hale gelmiştir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Locus coeruleus ve raphe çekirdekleri gibi aminerjik beyinsapı çekirdekleri serebral&lt;br /&gt;
kan akımını düzenlemekte, kortikal nöronal uyarılabilirliği etkileyebilmekte ve endojen&lt;br /&gt;
ağrı kontrol mekanizmalarını kontrol etmektedirler. Bu yapıların etkisi ile&lt;br /&gt;
trigeminovasküler sistemin dolaylı veya doğrudan etkilenmesiyle de ağrının ortaya&lt;br /&gt;
çıkabileceği bir olasılık olarak gözükmektedir. Nitekim ağrının bazı migrenlilerde bir baş&lt;br /&gt;
yarımında hissedilmesi trigemino-vasküler yapıların tek taraflı etkilenmesi ile&lt;br /&gt;
açıklanmaya çalışılmaktadır. Trigeminal kontrol altında olduğu kabul edilen&lt;br /&gt;
ekstrakraniyal ağırlıklı nörojenik inflamasyon ve vasküler bir dilatasyonun ortaya çıkışı&lt;br /&gt;
ile birlikte merkezi ağrı iletim sistemlerinin baskılanmasında bir yetersizlik ve ağrı&lt;br /&gt;
eşiğinde düşme ağrının periferik ve merkezi mekanizmaları arasında kabul gören ek&lt;br /&gt;
görüşlerdir.&lt;br /&gt;
Geçici hafif hemiparezi atakları ve bunları izleyen migren tipi başağrıları ile&lt;br /&gt;
şekillenen familyal (ailesel) hemiplejik migren (FHM) otozomal dominant bir hastalık&lt;br /&gt;
olup, hastaların bazılarında serebellar bulguların hatta komanın da geçici nörolojik&lt;br /&gt;
klinik tablo içinde yer alabildiği geniş bir yelpazeyi oluşturmaktadır. Bu hastalık&lt;br /&gt;
grubunda nöronların voltaja bağımlı P/Q tipi kalsiyum kanallarının a-la subünitesini&lt;br /&gt;
kodlayan CACNA1A genine ait farklı mutasyonlar gösterilmiştir. İzole migrenin benzer&lt;br /&gt;
şekilde bir kanalopati olabileceği düşünülmüş ve bu yönde halen süregiden genetik&lt;br /&gt;
araştırmalar başlatılmıştır.&lt;br /&gt;
Özetle fizik, psikolojik ya da biyolojik stresin olasılıkla genetik yatkınlık sonucu&lt;br /&gt;
beyin duyarlılığı artmış kişilerde bu eşiğin aşılmasına neden olarak migren dönemlerini&lt;br /&gt;
başlattığı, bu arada beyinsapı mekanizmalarının aktive olmasıyla birlikte ağrının ortaya&lt;br /&gt;
çıktığı ve bu sürecin sonunda da giderek eşiğin yükselmesiyle atağın sonlandığı&lt;br /&gt;
söylenebilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Positron emisyon tomografisi ile yapılan bir çalışmada spontan gelişen bir migren&lt;br /&gt;
atağının ağrı döneminde cingulate korteks, görsel ve işitsel kortikal alanlar ile&lt;br /&gt;
beyinsapının karşı dorso-lateral bölgesinde kan akımının arttığı gösterilmiştir. Atağın&lt;br /&gt;
tedavisinden sonra da bir süre daha bu durumun sürmesi ile beyinsapındaki söz&lt;br /&gt;
konusu aktivasyon alanının migren atağının başlamasından sorumlu yapı olabileceği&lt;br /&gt;
öne sürülerek bu bölge &amp;quot;migren beyinsapı jeneratörü&amp;quot; olarak değerlendirilmiştir.&lt;br /&gt;
Cingulate korteksteki aktivasyon doğrudan ağrı ve emosyonel değişim ile, görsel ve&lt;br /&gt;
işitsel kortikal alanların aktivasyonu da fotofonofobi ile ilişkilendirilmiştir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
[[Kategori:Migren]]&lt;/div&gt;</summary>
		<author><name>212.174.243.218</name></author>
	</entry>
</feed>