Bulantı ve Kusma

TIPlopedi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Bulantı, hoş olmayan kötü bir histir. Beraberinde solgunluk, soğuk terleme, tükürük salgısında artış ve taşikardi gibi otonomik semptomlar olabilir. Kusma ise mide ve ince barsak üst bölüm içeriğinin diyafragma ve karın kaslarının kasılması sonucu ağız yolundan dışarı atılmasıdır. Kusma öncesinde, fenalık duygusunun ağır bastığı bulantı ortaya çıkar, kusma durumunda da devam eder. Bulantı ve kusma hali emezis olarak adlandırılır.[1] 

Bulantı ile kusma, klinik olarak çoğunlukla birarada  bulunmakla birlikte ayrı ayrı değerlendirilmesi daha uygundur.   Kusma için en önemli kemosensoriyal organ CTZ ( kemoreseptör trigger zon) 4. Ventrikülde yer alan area postremadadır. CTZ,  serebral korteks gibi duyusal merkezlerden ve gastrointestinal traktustan gelen afferent uyaranlarla uyarılır. Afferent uyaranlar kusma merkezinde değerlendirilir ve buradan çıkan efferent  uyarılar tükrük bezlerinin (salivasyon) merkezine, solunum merkezine, farenks, gastrointestinal ve abdominal kaslarına uyararak kusmayı oluşturur. Kan ve beyin omurilik sıvısıyla taşınan toksinler lokalizasyonu nedeniyle CTZ'ye kolayca ulaşabilir. Bu nedenle sitotoksik ajanlar, serebral korteks ve visseral organlardan ziyade primer olarak bu merkezi uyarırlar. Kolinerjik, histaminerjik, dopaminerjik, opiyat, serotonerjik, nörokinin ve benzodiazepin reseptörleri gibi çok sayıda nörotransmitter reseptörü, CTZ ve gastrointestinal traktusta bulunur. Güçlü emetojenler, gastrointestinal sistemde hasar meydana getirerek enterokromoffin hücrelerden serotonin salınımına neden olur.[2][3] Salınan serotonin,  5 HT-3 reseptörlerini etkileyerek, vagal efferent yollarla merkezi sinir sistemindeki kemoreseptör trigger zonu uyarır ve emezis meydana getirir[4]  

Emezis ilaçtan bağımsız ve ilaç tedavisine bağlı nedenlerle oluşabilir. Gastrointestinal (gastroenterit, hepatit), kardiyovasküler (akut miyokard enfarktüsü, konjestif kalp yetmezliği), nörolojik (migren, vestibüler bozukluklar), psikiyatrik (anoreksia nervosa, anksiyete bozuklukları), metabolik (diyabetes mellitus, Addison hastalığı) ve diğer nedenler (hamilelik, operatif prosedürler) olmak üzere birçok klinik durumda emezis bulunabilir. Bunun yanında ilaç kullanımına bağlı yan etki olarak emezis meydana gelebilir. Bu basit bir antibiyotiğin uzun süreli kullanımına bağlı da oluşabilir  kanser tedavisinde kullanılan kemoterapötik ajanlara bağlı da olabilir. [2]

 

  1. Kayaalp O. Rasyonel Tedavi Yönünden Tıbbi Farmakoloji, 12th ed. Ankara: Pelikan Yayıncılık; 2009
  2. 2,0 2,1 Dipiro JT, Talbert RL, Yee GC, et al. PharmacotherapyA pathophysiologic approach. Dipiro CV. Nausea and vomiting. New York:The McGraw-Hill Companies Inc;2008; 607-16
  3. Naylor RJ, Inall FC. The physiology and pharmacology of postoperative nausea and vomiting. Anaesthesia. 1994;49:Suppl:2-5.
  4. Minami M, Endo T, Hamaue N, et al. Serotonin and anticancer drug-induced emesis. Yakugaku Zasshi. 2004;124(8):491-507

         

Bulantı ve Kusma kategorisinden sayfalar